top of page

Devrim Erbil’in Kuşları: Tekrarın Ritmi ve Bir Simgenin Anlamı

28 Ağu
4 dakikada okunur

Devrim Erbil’in sanatında kuşlar, yalnızca gökyüzünü dolduran figürler değildir. Sanatçının resim dünyasında yıllar boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan bu küçük formlar; hareketin, özgürlüğün, ritmin ve yaşamın sürekliliğinin güçlü birer göstergesidir.

Erbil’in kuşlarına bakıldığında ilk fark edilen şeylerden biri, onların çoğu zaman tek başlarına değil, kalabalık gruplar hâlinde resmedilmeleridir. Yüzlerce kuş, kimi zaman İstanbul’un üzerinde bir gökyüzü dokusu oluşturur, kimi zaman ağaçların ve kent siluetinin arasına dağılır. Bu yoğunluk, sanatçının resim anlayışındaki önemli bir kavramı ortaya çıkarır: tekrar.

Ancak burada söz konusu olan basit bir tekrar değildir. Erbil, aynı biçimi çoğaltarak bir görüntüyü doldurmak yerine, tekrar aracılığıyla ritim yaratır.

Tekrar: Görüntüden Ritme

Devrim Erbil’in resimlerinde tekrar, sanatçının görsel dilinin temel unsurlarından biridir. Çizgiler, noktalar, mimari yapılar, dalgalar, ağaçlar ve kuşlar birbirini izleyerek yüzey üzerinde sürekli bir hareket meydana getirir.Kuşların tekrarı da bu anlayışın bir parçasıdır.

Tek bir kuş, kendi başına belirli bir figürdür. Ancak kuşların sayısı arttıkça figürün bireysel kimliği geri plana çekilir ve bütünün yarattığı hareket önem kazanmaya başlar. Bir kuş diğerini, diğeri bir başkasını takip eder. Böylece göz, tek bir noktada durmak yerine resmin yüzeyinde dolaşmaya başlar.Bu nedenle Erbil’in kuşları, yalnızca görülen değil, gözle takip edilen formlardır.Kuşların oluşturduğu ritim, müzikteki tekrarları andırır. Aynı sesin farklı aralıklarla yinelenmesi nasıl bir melodi yaratıyorsa, Erbil’in kuşları da benzer biçimlerin farklı yönlerde ve yoğunluklarda tekrar edilmesiyle görsel bir melodi oluşturur.

Kuş Neden Bir Simgeye Dönüşür?

Kuş, sanat tarihinde özgürlük ve gökyüzüyle ilişkilendirilen en güçlü imgelerden biridir. Fakat Devrim Erbil’in kuşları söz konusu olduğunda bu sembolik anlam, sanatçının kendi dünyası içinde farklı bir boyut kazanır.

Erbil’in kuşları, kent yaşamının üzerinde hareket eden özgür varlıklardır.

Özellikle İstanbul resimlerinde aşağıda yoğun ve karmaşık bir şehir dokusu görülürken, kuşlar bu dokunun üzerinde daha hafif, daha akışkan bir hareket oluşturur. Kentin çizgileri ve yapıları belirli bir düzeni temsil ederken kuşların hareketi bu düzenin sınırlarını aşan bir özgürlük duygusu yaratır.Bu nedenle kuşları yalnızca “özgürlük” kavramıyla açıklamak eksik kalır. Onlar aynı zamanda sınırları aşma, yükselme ve uzaklaşma isteğinin görsel karşılığıdır.

İstanbul’un Üzerinde Uçan Kuşlar

Devrim Erbil’in kuşlarını İstanbul’dan bağımsız düşünmek zordur.

Sanatçının İstanbul’a bakışı klasik bir manzara anlayışından farklıdır. Kent, tek tek binaların gerçekçi biçimde gösterildiği bir görüntü olmaktan çıkar; çizgilerin, renklerin ve ritimlerin bir araya geldiği büyük bir kompozisyona dönüşür.Kuşlar ise bu kompozisyonun hareketli unsurlarıdır.

Camiler, çatılar, köprüler, Boğaz ve şehir dokusu aşağıda birbirine bağlanırken kuşlar yukarıda serbestçe hareket eder. Böylece resimde iki farklı dünya oluşur: Bir yanda insanın kurduğu şehir, diğer yanda doğanın ve gökyüzünün sınırsızlığı.

Bu karşıtlık, Erbil’in İstanbul yorumlarına şiirsel bir karakter kazandırır.

Kuşlar şehrin üzerinde uçarken İstanbul yalnızca görülen bir kent olmaktan çıkar; aynı zamanda üzerinde düşünülen, hissedilen ve hayal edilen bir mekâna dönüşür.

Çok Sayıda Kuş, Tek Bir Hareket

Erbil’in kuş sürülerinde dikkat çeken başka bir özellik de bireysellik ile bütünlük arasındaki ilişkidir.Her kuş kendi başına küçük bir formdur. Fakat yüzlerce kuş yan yana geldiğinde artık tek tek kuşlardan söz etmek yerine bir bütünün hareketinden söz ederiz.

Bu durum sanatçının genel kompozisyon anlayışıyla da örtüşür. Erbil’in resimlerinde küçük çizgiler ve lekeler, tek başlarına bakıldığında oldukça basit görünebilir. Fakat bu parçalar bir araya geldiğinde İstanbul’un büyük ve hareketli görüntüsünü meydana getirir.Kuşlar da aynı biçimde çalışır.Parçalar çoğaldıkça bütün ortaya çıkar.Bu nedenle kuşların kalabalığı yalnızca görsel bir yoğunluk yaratmaz; birliktelik, hareket ve süreklilik duygusunu da güçlendirir.

Tekrarın İçinde Değişim

Tekrar kavramı, ilk bakışta birbirinin aynısı olan formların çoğaltılması gibi düşünülebilir. Oysa Erbil’in kuşlarında tekrarın içerisinde sürekli bir değişim vardır.

Kuşların yönleri değişir. Aralarındaki mesafeler değişir. Bazıları birbirine yaklaşır, bazıları ayrılır. Kimi daha belirgin, kimi daha silik görünür.

Bu küçük farklılıklar, sürünün canlı ve hareketli görünmesini sağlar.

Dolayısıyla Erbil’in tekrar anlayışı mekanik değildir. Aynı şeyi olduğu gibi çoğaltmak yerine, benzerlikler üzerinden farklılıklar üretir.Bu özellik, sanatçının resimlerinin neden durağan görünmediğini de açıklar. Tuval sabit bir yüzey olmasına rağmen çizgiler, renkler ve kuşlar sürekli hareket ediyormuş hissi yaratır.

Kuş ve Yükselme

Kuş imgesinin Erbil’in sanatındaki en güçlü anlamlarından biri de yükselmedir.

Kuşun doğası gereği gökyüzüne doğru hareket edebilmesi, ona maddi dünyanın sınırlarını aşan bir anlam kazandırır. Erbil’in resimlerinde bu yükselme bazen doğrudan görülür; bazen de kompozisyonun genel yapısında hissedilir.

Şehrin yoğunluğundan gökyüzünün açıklığına doğru ilerleyen kuşlar, izleyicide hafifleme ve uzaklaşma duygusu yaratır.Bu yönüyle kuş, yalnızca özgürlüğün değil, insanın daha yüksek ve daha geniş bir dünyaya ulaşma arzusunun da simgesidir.

Kuşların Sessizliği

Erbil’in kuşları hareketlidir ama gürültülü değildir.Onları resim içerisinde gördüğümüzde büyük bir hareket duygusu hissederiz; fakat bu hareket sessizdir. Kuşlar, renklerin ve çizgilerin arasında adeta süzülür.Bu sessizlik, Erbil’in resimlerindeki şiirsel etkinin önemli bir parçasıdır.

Kent kalabalıktır, fakat kuşlar bu kalabalığın üzerinde sessizce hareket eder. İstanbul yoğun ve karmaşık bir yapı olarak karşımızda dururken kuşlar resme ferahlık ve boşluk hissi getirir.

Bu nedenle kuşların bulunduğu kompozisyonlarda yalnızca hareket değil, aynı zamanda dinginlik de vardır.

Bir Motiften Sanat Dilinin Parçasına

Devrim Erbil’in kuşlarını önemli kılan şey, sanatçının onları uzun yıllar boyunca farklı biçimlerde kullanmasıdır. Kuşlar zaman içinde sıradan bir motif olmaktan çıkarak Erbil’in sanat dilinin tanınabilir unsurlarından birine dönüşür.Devrim Erbil’in kuşları, sanatçının resimlerinde küçük ama güçlü birer işarettir. Tekrarlandıkça çoğalır, çoğaldıkça ritme dönüşür, ritme dönüştükçe de resmin bütününü hareket ettirir.

Bu kuşlar, İstanbul’un üzerinde uçarken yalnızca bir manzarayı tamamlamazlar. Kent ile gökyüzü, gerçeklik ile hayal, düzen ile özgürlük arasında bir bağ kurarlar.

Erbil’in sanatında tekrar, aynı olanın yeniden üretilmesi değildir. Her tekrar yeni bir hareket yaratır.Bu nedenle onun kuşlarına bakmak, aslında hareket eden bir resmi izlemek gibidir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page